Anasayfa / Rehber / Yabancı şirketler Türkiye'deki…

Rehber · Güncelleme: 13 Ekim 2026

Yabancı şirketler Türkiye'deki alacaklarını nasıl takip eder?

Yurt dışındaki bir alacaklının Türk borçluya karşı icra takibi başlatması için gerekenler: vekâletname, tercüme, teminat, döviz alacağı ve yabancı kararların tenfizi.

İİK 58MÖHUK 48MÖHUK 50TTK 5/A

Yurt dışındaki bir şirketin Türkiye'deki bir müşterisinden tahsil edemediği alacak, Türk alacaklıların kullandığı yollarla takip edilir. Fark; belgelerin hazırlanmasında, teminat konusunda ve döviz alacağının nasıl talep edileceğinde ortaya çıkar.

1. Vekâletname ve apostil

Yabancı alacaklı, Türkiye'deki avukatına kendi ülkesindeki noterde düzenlenen bir vekâletname verir. Türkiye ve Avrupa ülkelerinin büyük kısmı 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf olduğundan, konsolosluk onayı yerine vekâletnameye apostil şerhi alınması yeterlidir. Vekâletname, Türkiye'de yeminli tercümanca Türkçeye çevrilir.

2. Belgeler ve tercüme

Takibin dayanağı olacak fatura, sözleşme, sipariş ve teslim belgeleri ile taraflar arasındaki yazışmalar toplanır ve yeminli tercümeyle Türkçeye çevrilir. Borçlu itiraz ederse bu belgeler ispatın temelini oluşturacağı için, takibin başında eksiksiz bir dosya hazırlamak sonraki aşamaları hızlandırır.

3. Teminat meselesi (MÖHUK 48)

Türkiye'de dava açan, takip yapan veya davaya katılan yabancı gerçek ve tüzel kişilerden, kural olarak yargılama giderleri ve karşı tarafın zararları için teminat istenir. Bu kural; ikili anlaşmalar, çok taraflı sözleşmeler ve karşılıklılık esasına göre kaldırılabilir. Örneğin Türkiye'nin de taraf olduğu 1954 tarihli Lahey Hukuk Usulüne İlişkin Sözleşme, taraf devlet vatandaşları için bu teminatı kaldırır. Muafiyetin somut dosyada uygulanıp uygulanmayacağı alacaklının ülkesine ve hukuki statüsüne göre ayrıca değerlendirilir.

4. Döviz alacağı (İİK 58)

Alacak euro veya dolar gibi yabancı para cinsindense, takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığı da gösterilir. Alacaklı, borcun fiilen ödeneceği günkü kur üzerinden tahsil talep edebilir. Bu, uzun süren takiplerde kur farkı kaybını önler.

5. İtiraz ve arabuluculuk

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın kaldırılması veya iptali yoluna gider. Konusu para alacağı olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (TTK 5/A). Arabuluculuk görüşmeleri yabancı alacaklı adına vekil tarafından yürütülebilir.

6. Yabancı mahkeme veya tahkim kararı varsa (MÖHUK 50 vd.)

Alacaklının elinde kendi ülkesinden kesinleşmiş bir mahkeme kararı varsa, bu kararın Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfiz kararı alınması gerekir. Tenfiz davasında Türk mahkemesi kararı esastan yeniden incelemez; kanunda sayılan şartların (karşılıklılık, kamu düzenine aykırılık bulunmaması, savunma hakkına uyulmuş olması gibi) varlığını denetler. Yabancı tahkim kararları ise 1958 tarihli New York Sözleşmesi çerçevesinde tanınır ve tenfiz edilir.

7. Takibin izlenmesi

Uzak bir ülkeden takip edilen dosyada en büyük sorun, sürecin nerede olduğunun görülememesidir. Dosyanın aşamalarını, tebligat ve haciz bilgilerini ve tahsilatları düzenli raporlarla ya da çevrim içi bir müvekkil portalı üzerinden paylaşmak, yabancı alacaklının süreci kendi iç kontrolleriyle eşleştirmesini kolaylaştırır.

Her dosyanın koşulları farklıdır; özellikle teminat ve tenfiz konularında alacaklının ülkesine göre ön değerlendirme yapılmalıdır.